Acaba nasıl bir anne olacağım?

Gebelik döneminde anne adayları fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da çetin bir sınav verir. Kimi zaman duygusal gelgitler gebe yakınları tarafından abartılı ve anlamsız bulunsa da bu kaygı durumu hemen her gebe kadının yaşadığı doğal bir süreçtir.

Gebeliğin öğrenildiği andan itibaren anne adayı, içinde büyüyen bebeğine dair heyecan dolu bir yolculuğa adım atar. Doğacak bebeğin sağlığından tutun da çocuğun hangi okula gidip nasıl bir eğitim alacağına dair yakın/uzak türlü hayaller kuran anne adayına mutluluktan çok endişe eşlik eder. Zira annelik şimdiden mükemmel yapılması gereken bir görev olarak yüklenmiştir omuzlarına ve bu olumsuz algı gebenin üzerinde büyük bir baskı oluşturur.

Esasen gebenin bir doğum gerçekleştirecek olması bile çeşitli yanlış inanışlar ve söylenceler sebebiyle yeterince kaygı yaratmaktadır zira doğumun çok acı veren ve türlü komplikasyonlara sebep olan zor bir olay olduğuna dair önyargılar mevcuttur. Oysa daha önce olumsuz tecrübeler yaşamış olanlar ya da tüp bebek tedavisi görenler haricinde danışanlarıma 3 doğum yapmış bir anne olarak hep şunu söylerim; “Bu kadar doğal ve mutlu sonla biten bir süreç olmasaydı hiç kimse bu işe ikinci kez kalkışmazdı.”

Gebelerin hormonal değişimleri de onların psikolojik iyi oluşlarını sekteye uğratır. Mide bulantıları, iştahsızlık/aşırı yeme, yorgunluk, ilerleyen dönemlerdeki uykusuzluk gibi sıkıntılara bedeninde gözlemlediği değişimler de eklenince hayatının bir daha asla eskisi gibi olmayacağı kanaatine varan anne adayı en çok da eşinin artık onu beğenmeyeceği korkusuna kapılır. Peki bu kadar stres altındayken gebelerin endişelerini hafifletmenin yolları nelerdir?

“Yalnızca mutlu anneler sağlıklı ve mutlu çocuklar yetiştirebilir ve bir kadın gebe olduğunu öğrendiği andan itibaren artık bir annedir.”

Neler yapmak gerekir?

  1. Gebeler düzenli doktor kontrolünde olmalı, gebelik ve doğuma hazırlık sürecinde kafasına takılan soru ve sorunlara yalnızca bir profesyonele danışarak çözüm aramalıdır.

  2. Gebeler mümkün olduğunca eşlerini sürece dahil etmeli, daha ilk andan itibaren bir çocuğun sorumluluğunu eşleri ile paylaşmayı öğrenmelidir; bunu doktor kontrollerine birlikte giderek başlayabilirler.

  3. Gebeler tıbbi bir zorunluluk yoksa ve doktoru aksi yönde bir tavsiyede bulunmadıysa mümkün olduğunca yaşama dahil olmaya devam etmeli, hayattan kopmamalıdır. Unutmamak gerekir ki hamilelik bir hastalık değildir. Hafif egzersizler yapabilir, atölye çalışmalarına katılabilir, sadece gebeler için düzenlenen toplantı gruplarına katılabilir ve sizinle ortak paydada buluşan insanlarla etkileşiminizi sürdürebilirsiniz.

  4. Gebelerin yemek yemek istediği halde kilo alma korkusuyla diyet yapması doktor tarafından önerilmediyse yanlış bir tutum olacaktır. Kilo kontrolü sadece doktorunuz uyardığı ya da risk oluşturacak bir durum söz konusu olursa sadece doktor kontrolünde gerçekleşmelidir.

  5. Fiziksel değişimlerinizin olması, ayaklarınızın şişmesi, cildinizin kuruması ya da çatlaması, sık idrara çıkma isteği normaldir. Düzenli kontrollerini yaptıran bir gebe bu gibi sıkıntıların bir bebeği kucağa alınca tamamen önemsizleşeceğini bilmelidir. Eşinize sırf bu sebeplerle çekici gelmeyeceğiniz yanılgısına kapılmayın. Erkekler çoğunlukla sizin yakındığınız konuların farkına bile varmaz, siz de akıllarına sokmayın. Elbette anne olmaya hazırlanan ve anne olan bir kadının vücudu hiç doğum yapmamış bir genç kızınki gibi olamaz. Ancak bu güzel olmayacağı anlamına da gelmez.

  6. Anne adayının kaygı durumu yükseldiğinde bir uzmana başvurmak çok yerinde olacaktır. Kontrol edilmeyen stresin anne karnındaki bebeğe zarar verdiği erken doğum, düşük doğum ağırlığı, gelişimsel sıkıntılar yaratabildiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

  7. Anne adayının gebeliği, sonunda bebeğini kucağına alacağı, ona büyürken eşlik edecek enerjiyi depolayacağı keyifli bir süreç olarak algılamasını sağlamak da eşin ve yakınların görevidir.

#aile #çocuk #cocuk #anne #baba #gebe #gebelik #hamile #hamileleik #bebek #doğum #dogum #annelik

Bu blogda size aktarılan bilgilerin ya da yorumların sadece birer öneri niteliğinde olduğunu ve bunların terapi ya da tıbbi tedavi niteliği taşımadığını, burada bir ruh sağlığı hizmeti verilmediğini, yer alan önerilerin uygulanmasının ya da uygulanmamasının getirebileceği olumsuzluklardan dolayı sorumluluk almadığımızı ve bu hususta hiçbir yasal hakkınızın bulunmadığını bildiririz. Blogda yayınlanan testlerse tamamen farkındalık yaratmak amaçlıdır, hiçbir şekilde tanı koymak için kullanılamaz. Lütfen blog ve sosyal medya hesaplarımızdaki etik değerlere vurgu yapan davranış kurallarını okuyunuz.