Çocuklarda internet bağımlılığı

Çocukların kendilerine zararlı olabilecek sitelere girmeleri bunun yanında şiddet eğilimlerini artırıcı ve zamanı anlamsızca kullanmalarına neden olan oyunların neredeyse bağımlısı olmaları, kendileri için zararlı rol modelleriyle tanışmaları ve kendilerine zarar verebilecek yetişkinlere karşı savunmasız olabilmeleri gibi kontrol edilmesi güç olumsuz faktörler sebebiyle internet ve web tabanlı oyunlar ebeveynlerin korkulu rüyası haline geldi.

Türkiye Bilişim Şûrası’nın 7-15 yaş grubundaki çocukları baz alarak hazırladığı araştırmanın sonucunda internetin çocuklara yönelik potansiyel zararları şöyle sıralanmaktadır:

“Çocukların teknoloji ürünlerine erişimini top yekun engellemek, mağara devrinde avcılık yaparak hayatta kalmaya çalışan insanların elinden taşı, mızrağı almak gibidir.”
  1. Pornografik ya da tehlikeli kurguların bulunduğu web sitelerine kolaylıkla ulaşılabilmesi

  2. Bağlantı ücretleri ve bilinçli ya da bilinçsiz alışveriş faturaları gibi bütçeyi zorlayabilecek durumlar yaratması

  3. Günlük işleri, ödev ve sorumlulukları aksatacak yönde zaman kaybına neden olması

  4. İnternette çocuğun kendisini olduğu gibi yansıtmaması nedeniyle kimlik kargaşasına sebep olması

  5. Ebeveynler ve çocuklar arasında internet kullanımının süresi ve içeriği sebebiyle sürekli bir gerilim yaşanması

  6. Haz ilkesine göre bağımlılık yaratması

Çocuklarınızı bilgisayar ve web tabanlı oyunların olumsuz etkilerinden olabildiğince korumak ve onların bu alışkanlıklarının kısmen denetim altına alınabilmesi için şu önerilere bir göz atabilirsiniz:

  1. Çocuklarınız bilgisayar ya da tablet ile zaman geçireceği esnada onları evin tüm aile bireylerine açık olan bir bölümüne yönlendirin; bunun için evin en ideal noktası oturma odasıdır.Çocuklarınızı asla “Git odanda oyna!” diyerek yalnız bırakmayın.

  2. Aile bireylerinin internet kullanımında çocuklara örnek olmasına dikkat edin. Baba işten eve gelip doğruca bilgisayar karşısına oturuyorsa bu durum, bir süre sonra çocuklar tarafından kullanılabilir, “Babam da öyle yapıyor.” modeli oluşturulabilir.

  3. Çocuğunuzun bilgisayar ya da tablet kullanımını tamamen yasaklamak yerine konuşup anlaşarak belirli saat ve kurallar çerçevesinde sınırlamanız gerekir. Örneğin ödev ve sorumluluklarını tamamladıktan sonra hafta içi 1, hafta sonu 2-3 saat gibi…

  4. Çocuğunuzla internette karşılaşabileceği olumsuz içerikler hakkında onun bilişsel özelliklerini dikkate alarak konuşmalı, kendini nasıl koruması gerektiğini de anlatmalısınız.

  5. Çocuğunuzun internette dolaşırken girdiği siteleri kaydeden ve zararlı içerikleri engelleyen programlardan kullanmalısınız. Akıllı telefon ve tabletlerde de benzer amaçlı uygulamalardan indirerek riskleri azalmaya çalışmalı, satın aldığınız tüm teknoloji ürününü kişiselleştirerek fabrika ayarları konumundan çıkarmalısınız.

  6. Çocuğunuza zaman zaman internet ayarları, oyunlar ve içerikler hakkında sorular sorarak neyi ne kadar bildiğini anlamaya çalışmalısınız. Bu, çocuğunuzla, sevdiği bir konu hakkında sohbet etme fırsatı da doğuracağı için keyifli olacaktır.

  7. İnternet ortamında başına gelebilecek sıkıntılı durumlarda her zaman onun yanında olacağınızı, bir problem olduğunda onun yardımına koşacağınızı ve kendisine değer verdiğinizi ifade edin.

  8. İçe dönük, sosyal becerileri gelişmemiş, utangaç, kırılgan çocukların gerçek sosyal ilişkiler yerine sanal ilişkileri tercih ettikleri gözlemlenmiştir. Ebeveyn olarak çocuğunuzun böyle bir özelliği olduğunu düşünüyorsanız onların eksik sosyal becerilerini geliştirmeleri yönünde neler yapabileceğiniz öğrenmek üzere muhakkak bir danışmana başvurmalısınız. Zira gelişmiş olan bir internet bağımlılığının çözüm süreci diğer tüm bağımlılık türlerinde olduğu gibi rahatsızlığın gelişmesini önleyici ve koruyucu hizmetler sunmaktan çok daha zor, zahmetli ve uzun zaman almaktadır.

#aile #ebeveynlik #çocuk #cocuk #çocuklardabağımlılık #internetbağımlılığı #internetbagimliligi #bilgisayarbagimliligi

Bu blogda size aktarılan bilgilerin ya da yorumların sadece birer öneri niteliğinde olduğunu ve bunların terapi ya da tıbbi tedavi niteliği taşımadığını, burada bir ruh sağlığı hizmeti verilmediğini, yer alan önerilerin uygulanmasının ya da uygulanmamasının getirebileceği olumsuzluklardan dolayı sorumluluk almadığımızı ve bu hususta hiçbir yasal hakkınızın bulunmadığını bildiririz. Blogda yayınlanan testlerse tamamen farkındalık yaratmak amaçlıdır, hiçbir şekilde tanı koymak için kullanılamaz. Lütfen blog ve sosyal medya hesaplarımızdaki etik değerlere vurgu yapan davranış kurallarını okuyunuz.