Pandemi günlerinde aile içi şiddet arttı mı?

Eşlerin sosyal yaşamdan uzaklaşıp evlerine kapanmaları onların karşılıklı iletişimini de olumsuz yönde etkiliyor. Korku ve umutsuzluğa dair duyguları yönetememe, stres, yalnızlık ve içe dönme gibi belirtilerle kendini gösteren olumsuz tablo ses tonlarının yükselmesine kimi zaman da aile içi şiddet eylemlerine sebebiyet veriyor.

Küresel bir salgının etkisi altında hayatta kalma ve hayatı eskisi gibi yaşayabilme endişeleri ile yoğrulan bireyler aynı zamanda aile içindeki olumsuz etkileşimin yol açtığı sıkıntılarla da mücadele ediyor. Zira çiftler beraberliklerinde belki de ilk kez bu kadar uzun süre dört duvar arasında kalıp birbirlerini yakından gözlemleyebilme olanağı buluyorlar. Özellikle "ben dilini" kullanamayan, etkin dinleme becerilerini geliştiremeyip eleştirinin yıkıcı olanını tercih eden, öfke kontrolü konusunda başarısız olan bireyler bu süreçte sonu şiddete varan gerilimlerin mimarı oluyorlar.

Pandeminin ilk günlerinden bu yana Çin'de istatistiksel olarak artan boşanma davalarının yanında Danimarka gibi Avrupa ülkelerinde de aile içi şiddete maruz kaldıkları için destek hatlarını arayan kadın sayısında yükselme olduğunu bildiren Avrupa Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric tüm dünya genelinde ise polislerin kadınlardan aldıkları yardım çağrılarında çok yüksek oranda bir artış tespit ettiklerini söylüyor. Tıpkı kadınlar gibi çocukların da mağduriyete uğradığını hatta çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında da tırmanış kaydedildiğini vurguluyor.

“Aile içi şiddet sebebiyle destek hatlarını arayan kadınların sayısı tüm dünya genelinde büyük bir artış gösteriyor.”

Belirsizliğin ve endişenin hakim olduğu şu günlerde aile içi şiddeti bertaraf edebilmek için yapılması gerekenlerden ilki çatışmalardan uzak durmak olmalıdır. Özellikle geçmişte yaşanmış tatsızlıkları yeniden gündeme getirmekten kaçınmalı, bu konularda zamanında sizi şüphelendirmiş, öfkelendirmiş ya da canınızı acıtmış hususlara vurgu yaparak imalı sözler sarf etmekten kaçınmalısınız. Unutmayın ki bu ana kadar konuşamadığınız, soramadığınız ya da bağışlayamadığınız hiçbir meseleyi şu karantina ortamında sağlıklı bir neticeye bağlayamazsınız. Hassas konulara odaklanmayı ertelemek daha akıllıca olacaktır.

Bireylerin içsel bir yolculuğa çıktığı, sıklıkla aldığı kararları değerlendirdiği, hayatının bir muhasebesini yaptığı izolasyon sürecinde evlenme, ayrılma, boşanma gibi mühim kararlar almayı ötelemek de sonradan pişman olma riskini azaltmış olur.


#korona#pandemi #covid #covid19 #hastalık #ilişki #aile#aileiçişiddet #salgın #kadınerkek #sosyalmesafe #karantina

Bu blogda size aktarılan bilgilerin ya da yorumların sadece birer öneri niteliğinde olduğunu ve bunların terapi ya da tıbbi tedavi niteliği taşımadığını, burada bir ruh sağlığı hizmeti verilmediğini, yer alan önerilerin uygulanmasının ya da uygulanmamasının getirebileceği olumsuzluklardan dolayı sorumluluk almadığımızı ve bu hususta hiçbir yasal hakkınızın bulunmadığını bildiririz. Blogda yayınlanan testlerse tamamen farkındalık yaratmak amaçlıdır, hiçbir şekilde tanı koymak için kullanılamaz. Lütfen blog ve sosyal medya hesaplarımızdaki etik değerlere vurgu yapan davranış kurallarını okuyunuz.